1977 yılında kurulan Türkiye’ nin en faal model uçak kulübüne hoş geldiniz.

Yönetim Kurulumuz


NURİYE ERGENEKON
BAŞKAN
Faal Modelci
SEMRA SÖNMEZ
BAŞKAN YARDIMCISI
Rehber Öğretmen

GÜLAY ALBAYRAK
MUHASİP ÜYE
Faal Modelci
HURİYE PAZARÇEVİREN
GENEL SEKRETER
Faal Modelci

BURCU ERGENEKON
BASIN SÖZCÜSÜ
Faal Modelci

2017 Yılı Faaliyet Takvimimiz


14-15 EKİM imac Türkiye Şamp. İstanbul
12 KASIM FF Salon ATATÜRK KUPASI İstanbul
10 ARALIK Salon F3P Yarışması İstanbul

Güngör AREL

GİRİŞ
1945 yılından bugüne kadar modelcilik hayatımda görüp duyduklarımı anlatan, aşağıda takdim ettiğim yazı, tamamen hafızama dayanılarak hazırlanmıştır. Bu nedenle oluşan eksik ve hatalardan peşinen özür dilerim. Hatırlayamadığım için oluşan eksik ve yanlışları değerli modelci arkadaşlarım tarafıma (arelgungor@yahoo.com veya 0312 440 53 42, 0532 343 32 40) bildirirlerse bu yazıyı düzeltir, geliştirir ve güncelliyebiliriz.

SERBEST UÇUŞ MODELLİ YILLAR

Kendimi bildim bileli uçaklara olan merakım ilkokul son sınıfta (1945) bir Türk Hava Kurumu öğretmeni tarafından açılan kursta ilk defa modeluçak ile tanışmam ile uçan modellere de geçti. Kursta gurup hâlinde çıta gövdeli pervaneli serbest uçuş modeli inşa edildi. Daha doğrusu inşa edilmeye çalışıldı.O devirde balsa ağacı adlı malzeme tanınmadığı için, tüm ahşap malzeme ıhlamur ve kavak ağacından ibaret idi. Çalışılması son derce zor olan bu malzemeler, zannederim hâlâ bugün bile THK nun kurslarında kullanılmaktadır. O yaşta kursta çalışan biz öğrenciler, hazırlayabildiğimizin birkaç katı malzeme ziyan edip, sonunda öğretmenimizin büyük çapta yardımları ile birkaç model hazırlamıştık. Bumodellerin büyük bir mutlulukla uçurulduğunu hatırlıyorum.

Bunu takibeden yıllarda (Orta okul ve lise döneminde) ferdî olarak modelcilik çabalarım sürdü. Ankara Yenişehir semtinde Atatürk Bulvarı üzerinde Kızılay Meydanına yakın bir yerde, THK nun model kitleri ve malzemelerinin satıldığı küçük bir dükkan vardı. Benim için tatillerde oradan malzeme ve kitler satın alıp uçan modellerle deneme uçuşları yapmak harika uğraşı idi.

Bu yıllarda, THK mağazası vitrininde görüp harçlığımla erişmem mümkün olmadığı için, ancak uygun bir model hayal edip uçurduğum patlarlı model motorunu ayrı bir yazı konusu yapacağım.. Lise yıllarında gazete bayilerinden Amerikada basılan Air Trails adlı modelcilik mecmuasını satın alıp uluslarası modelcilik hakkında bilgi edinmem mümkün oldu. Gene o yıllarda içerisinde patlarlı model motorları ve o zaman çok sınırlı Amerikalı modelcilerin kullandıkları dev boyutlu ve radyo lambalı primitif radyo kontrol cihazlarını görüp hayallere dalmaktan başka yapabileceğim birşey maalesef yoktu.

Yüksek eğitim (İTÜ İnşaat Fak) sonunda hayata atılıp (1961-1967 arası Almanyada) aile kurmakla geçen dönem, okumak (Flug und Modeltechnik, Radio Control Magazine ve Model Airplane News dergileri) ve modelcilik firmalarının (Graupnner başta olmak üzere) kataloglarını incelemekle geçti. 1969 yılında İstanbulda basılan MODELCİLİK dergisi elime geçti ve bu yolla Tünel semtindeki Model mağazasından haberim oldu. İstanbulda geçirdiğim o yaz tatilinde bu mağazadan .049 COX motor ile gerekli malzemeleri satın almak düşüncesile, elimdeki bir dergide beğendiğim bir plânı büyüterek ilk motorlu serbest uçuş modelimi yapabilmek için bu mağazaya gittim. Orada bulunan tecrubeli genç bir modelci bana mecmuadaki modelin, çok hızlı uçacağını, bu sebeble ilk defa motorlu serbest uçuş modeli yapacak birisi için uygun olmayacağını izah etti. Başlangiç için dükkanda kiti hazır bulunan AMATÖR isimli modeli önerdi. Bu benim ilk patlarlı motorlu modelim oldu. Ankarada ilk uçuşum, Ergazi düzlüğünde (o zaman THK arazisi idi, şimdi Urankent sitesi sahası) modelin yükselmeden sola dönüşlü bir tur sonunda yere temas etmesi ve hasarlanması ile sona erdi. Olaydan hemen sonra toplanırken birkaçyüz metre uzaktan gelen bir model motoru sesi beni orada toplanmış birkaç kişiye yöneltti. Tanıştığım kişiler, Ankaralı (Bahçelievler ve Yenimahalle Gençlik Kültür Merkezlerinden) gençlerin pek çoğunun modeluçak öğretmeni olan Şemsi Aksu(*) ve Tuğrul Aydıntan(*) ile ismini hatırlayamadığım 70 yaşlarında bir meraklı kişi idi. Şemsi Hoca benim modeli inceliyerek onun “müzdevice”sinin (motor sağ açısının) az olduğu teşhisini koydu. Bu kusuru düzelttikten sonra, Amatör ile hafta sonları bir seneyi aşkın sürede 15-20 dakikayı geçen termik uçuşları dahil pek çok uçuş yaptım. Bu hafta sonları Şemsi hoca ve onun oğulları ile Ali İhsan Taşkent(*) adlı modelci arkadaşımız, A2 planör yanında tel kontol modelleri de uçuruyorlar ve looping, wingower gibi basit akrobasi hareketlerini de yapabiliyorlardı. Ben de onlara uyarak bir A2 planör de inşa edip uzun süre birlikte termik uçuşları yaptım.

Şemsi hoca daha önce Türkkuşu Modeluçak Okulu öğretmenlerindendi. Ondan öğrendiğime göre, İstanbullu modelciler Röne Kohen’in(*) önderliğinde İstanbul Model Uçak Kulübünü de kurarak Türkiyede serbest uçuş modelciliğini uluslararası yarışmacılık seviyesine getirmişlerdi. Bu modelciler, 60’lı yıllarda da Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında A2 (F1A) ve Wakefield (F1B) dallarında ferdî ve Türk Millî Takımı olarak çok iyi dereceler almışlardı. Bildiğim kadarı ile R/C dallarında Türkiyede önemli bir etkinlik yoktu ve hattâ o devirde (1983’de Telsiz Kanunu çıkana kadar) T.C. vatandaşı tarafından radyo vericisi kullanılması hapis ile cezalandirılabilen bir suç idi. İstanbulda polis müdahalesi ile sonuçlanan olaylar olmuştu. Türkkuşu Modeluçak Okulunda sadece Okul Müdürünün kullanabildiği tek kanallı (dönüş dümeni) basit bir cihaz vardı.

RADYO KONTOLA GEÇİŞ

Mecmua ve kataloglardan, transistörlerin sayesinde artık orantılı (proportional) çokkanallı radyo kontrol setlerinin var olduğunu biliyor ve modeluçak pilotluğuna geçmeyi çok istiyordum. Bu imkâna ancak 1970 yılı başlarında ilk 4 servolu R/C setimi Almanya’dan getirterek kavuşabildim. Okuduklarımdan, plânör modeli ile başlamanın daha uygun olacağını öğrenmiştim. Graupner kataloğunda, çok beğendiğim Cirrus adlı 2,5m kanat açıklıklı çok güzel görünümlü bir plânör vardı. Onu inşa etmeye karar verdim. Katalogdaki 3 görünüşten faydalanarak bir büyütme yapıp gövde ve kuyruğunu ahşap olarak inşa ettim. Kanatları ise, mecmualarda okuduğum yazılarda çok daha sağlam ve yapımı kolay olarak gösterilen stropor/balsa sandviç sistemini kullanarak yapmaya karar verdim. Buna ait bütün bilgiler elimdeki dergi ve kitaplarda vardı. Stroporu kesecek ısı testeresini yapmak kolaydı. Güç kaynağı olarak evdeki model tren trafosu çok uygundu. Yakındaki bir müzik mağazasından da mandolin teli almak kolaydı ama bu teller ısıya dayanmayıp kısa sürede kopuyor, stropor da ziyan oluyordu. Sonunda nikel kromlu uygun bir rezistans teli bulup kullanana kadar epey stropor harcadım. Kanadın alt ve üst balsa levhalarını kolayca hazırladım. Okuduğum yazılarda balsa levhaların stropora “epoxy” ile yapıştırılacağı yazıyordu. Ankarada bu gibi malzemelerin bulunduğu Posta caddesindeki en büyük mağazalarda bile epoxy denen yapıştırıcının ne olduğundan kimsenin haberi yoktu. Sonuçta iki parçalı bu yapıştırıcı cinsinden 404 adı ile satılan bir tutkal buldum ama bu da 1-2 gramlık tüplerde ilaç gibi satılan bir şeydi. Bunlarla ortalama eni 25cm, toplam boyu 250cm olan bir kanadın alt ve üstünü yapıştırmak için düzinelerle tüp almak gerekecekti. Benzer yapıştırıcıdan daha büyük mikdarda bulmak için yaptığım araştırma sonunda metal kutu içinde 100-150gr lık iki parçalı yapıştırıcı buldum. Bu 404 e göre daha koyu ve siyah renli idi satıcı ise nerelerde kullanıldığını bilmiyordu. Yapıştırıcıyı kardıktan sonra sert olduğu için yüzeylere sürmek oldukca zordu; pek ince de sürülmüyordu. Ama ertesi gün kalıptan çıkartığımda çelik gibi çok sağlam ama bayağı ağır bir çift planör kanadım vardı. Sonradan öğrendiğime göre bu yapıştırıcı çatlak motor karteri gibi metalleri yapıştırmaya yarıyormuş. Kanatlar ağır olmuştu ama alan büyük olduğu için planörün yamaçta süzülüşü oldukça iyi idi. Ama bu model eğitim modeli olmaktan o kadar uzaktı ki, her hafta sonu uçuş bir iki dakikada bir hasarla sona eriyor, hafta içinde birkaç akşamı tamir ile geçirmek zorunda kalıyordum. Tam bu sırada her sayısında modeluçak plânı veren Flug und Modeltechnik dergisinde yayımlanan 160cm kanat açıklığı olan sadece dönüş dümeni ile konrol edilen bir ilk eğitim plânör plânı imdadıma yetişti. Bu modeli inşa ve kontrol etmek ve hasarlanması durumunda da tamir etmek gayet kolaydı.Yine aynı dergide yapımı gösterilen 30m lâstik ve 150m uzunlukta mesinadan yapılan bir katapult vasıtası ile bu modele iyi bir yükseklik kazandırmak mümkün oluyordu. Bu yükseklik enaz 3-5, termikli havada ise 20-30 dakika uçuş zamanı sağlıyordu. Sonradan ikinci bir servo ile yükseliş dümeni ilâve ettiğim bu planör modeli ile R/C pilotluğunu öğrendim diyebilirim.

Bu dönemde 2,5cc hacimli motorlu eğitim tipi bir modeluçak ile motorlu uçuşlara da başladım. Ergazi alanı toprak olduğundan ve bu alan motorlu modellerin kalkış ve inişleri için sakıncalı bulduğumdan THK yetkilileri ile görüşüp müsaade alarak Türkkuşu Etimesgut tesislerinde uçuşlara başladım. Burada meraklı birkaç arkadaşla model uçuşları yaparken bir gün elinde çok şık bir modelle bir Amerikalı geldi ve bize harika akrobasi hareketleri dolu uçuşlar gösterdi. USA Büyükelçiliği Müşaviri Robert H. Munn ile böyle tanıştık ve dost olduk. Ankarada bulunduğu sürede bana ve az sayıdaki modelci arkadaşıma çok büyük yardımları oldu. Kendisi California’da ayni kulüpte üye olan ve düyanın ilk çok kanallı orantılı (proportional) KRAFT marka radyo kontrol cihazlarının üreticisi (ve 1955-56 F3A Dünya Şamiyonu) Phil Kraft’dan Türkkuşu Modeluçak okuluna dört kanallı bir R/C seti bağışlatarak, okuldaki öğretmenlerin ciddî bir şekilde radyo kontrollu uçuşlara başlamasını da sağladı.

Onun insiyatifi ile 1972 yazında Türkiye’de ilk eğlenceli radyo kontrollu modeluçak yarışmasını (Fun Fly) THK Genel Başkanının izni ve Türkkuşu Genel Müdürlüğünün yardımları ile Etimesgut alanında gerçekleştirdik. Yarışmaya İMUK ve o seneler Adana İncirlik üssünde Amerikalı görevlilerin kurduğu “Sultan’s Club” üyeleri davet edilmişti. Zaten Türkiyede başka faal bir gurup da yoktu. İstanbullu modelciler kalabalık bir gurup hâlinde geldiler. 20’den fazla çoğu ölçekli (scale) model getirmişlerdi. Ama yarışmaya katılabilecek seviyede uçuş yapabilecek sadece Fuat Korkmaz ve Mehmet Kaplancalı vardı. Yarışmaya İncirlikten Captain Harper Daniel ve ismini hatırlayamadığım bir kişi ile Ankaradan da ben katıldım. Zamanlı uçuş, loping ve uçağın üstüne bağlanan bir çubuğa geçirilen halka şeklinde tahtadan bir bombanın hedefe atılması gibi bölümlerin yer aldığı yarışmanın ortalarında benim Ugly Stick uçağım interferans tahmin ettiğim bir nedenle kontroldan çıkarak kırıldı. Fuat Korkmaz 1., Mehmet Kaplancalı 2. ve Captain Harper Daniel 3. olarak ödüllerini aldılar. THK, Robert Munn’a yaptığı organizasyonun takdir edildiğini ifade eden bir hediye verdi. İMUK dan Murat Yucat ‘Mustang’ tipi bir tel kontrol modeli ile Ankara’da o güne kadar görmediğimiz kalite ve güzellikte akrobasi gösterisi yaptı.

Ankarada yapılan bu yarışma ve Türkiyedeki modelcilik faaliyetleri üzerine Robert H. Munn tarafından hazırlanan Ucalim başlıklı yazı, Model Airplane News dergisinin 1973 sayılarından birinde yayımlandı. O ve onu takibeden birkaç yıl İncirlik Sultan’s Club bizi ve İMUK modelcilerini davet ettikleri yarışmalar düzenediler. Yol çok uzun oldoğu için İstanbul’dan katılan olmadı ama Ankara’dan bir iki arkadaş ile birlikte katıldık. Benzer yarışmaları sonraki yıllarda da Ankara’da tertiplemek olanağınını bulduk. Pek çoğuna İstanbullu ve diğer şehirlerden modelci arkadaşlarımız da katıldı.

Türkkuşu Etimesgut tesisleri uzun yıllar (80lı yılların sonuna kadar) boyunca, hafta sonları ve tatil günleri, Ankaralı modelcilerin uçuş sahası oldu. Uçuşa gelen meraklılar ve seyirciler yavaş yavaş çoğaldı. Dönem dönem Ankarada görevli yabancılar da bizlere katıldı.

ANKARA MODEL UÇAK KULÜBÜ KURULUŞU VE ETKİNLİKLERİ

1977 yılı başına kadar Türkiye’de modelcilikle uğraşan sadece İstanbul Model Uçak Kulübü vardı. Türkkuşu bünyesindeki modeluçak öğretmenleri de model yapıp serbest uçuş Türkiye Şampiyonalarına ve Milli Takım seçmelerine katılıp Millî Takımımızda yer alarak uluslararası yarışmalara gidiyorlardı. Yurt çapında da bazı THK şubelerinde ve okul kurslarından yetişen modelciler de bu etkinliklerde yer alabiliyorlardı.

Biz de Ankara’da bir kulüp kurmak istiyorduk, ama başlangıçta sayıca çok azdık. Kulüp kuracak seviyeyi ancak 1976 yılı içinde bulduk. Ankara Model Uçak Kulübü tüzüğünü hazırlayıp valiliğe dernek olarak kaydettirmemiz ise, 1977 yılının ilk ayında gerçekleşti. Arkasından da yurdumuzda havacılık sporları federasyonu olan THK na bağlantımızı yaptık. Ben de kuruluşundan itibaren 1998 yılına kadar 21 yıl Yönetim Kurulu Başkanlığını aralıksız yüklendim.

Kulübümüzün kuruluşundan hemen sonra üye olan bir grup modelci arkadaşımız güzel bir çalışma ortamı buldukları Yenimahalle Gençlik Kültür Merkezlerinde, Yenimahalle Havacılık Kulübünü kurdular ve çok başarılı oldukları serbest uçuş dallarında modelciliğe devam ettiler. Kendileri ve yetiştirdikleri modelciler yurt içinde ve yurtdışında katıldıkları pek çok yarışmada büyük başarılar kaydettiler. Ayrıca her yıl Türkiye Şampiyonası seviyesinde çoğumuzun modelcilik hocası Şemsi Aksu adına serbest uçuş şampiyonası düzenlemektedirler.

Seksenli yılların ortalarına kadar tel kontrollu model hız (F2A) ve akrobasi (F2B) dalları Türkiye modeluçak şampiyonalarında yer almakta idi. Bir gurup üyemiz de ilgilendikleri Tel Kontrol dallarında başarılı uçuşlar yapıyorlardı. Bu üyelerimiz Şampiyonalarda en üst dereceleri de elde ettiler. Tel kontrol modelciliğin şampiyonalardan çıkmasından sonra, üyelerimizin tel kontrollu uçuşa ilgisi azaldı ve kulübümüzün ekinlikleri R/C ile sınırlanmış oldu.

TÜRKİYE ŞAMPİYONALARI ve YURT DIŞI YARIŞMALAR

Bir modeluçak ile yapılacak en güzel şeyin akrobasi olduğunu kabul ettiğim için, baştan beri güzel akrobatik hareketler yapmaya gayret ediyordum. Ana akrobasi hareketlerini 10cc motorlu Ugly Stick ile çıkardıktan sonra, kitlerini Almanyadan temin ettiğim F3A akrobasi modelleri ile o yılların yarışma programlarındaki hareketlerini 1973den itibaren yapabiliyordum. İstanbul’da da Fuat Korkmaz ve Mehmet Kaplancalı da akrobasi çalışmaları yapıyorlardı.

Benim akrobasi uçuşumu görüp beğendiği için 1973-74 yıllarındaki uluslararası bir yarışmaya R/C takımı da gönderme fikrini ortaya atan THK Genel Başkanına zamanın Modeluçak Okulu Müdürünün, bir müddet önce ilk defa katıldığımız EUROVİZYON şarkı yarışmasında ancak sonuncu olabilen şarkıcımızın adını vererek “aynı duruma düşmeyi kabul edersek gönderelim” dediğini, bunun üzerine de Genel Başkanın da bu fikirden vazgeçerek yalnız serbest uçuş dallarında katılıma olur verdiğini, okul öğretmenlerinden biri sonradan bana iletti.

1975 yılında Plovdiv (Filibe, Bulgaristan) da yapılan 2. Balkan Hava Oyunlarına serbest uçuş dallarının yanında R/C akrobasi dalında da katılmaya karar verilmişti. Millî Takım seçmelerine Fuat Korkmaz, Murat Yucat, Mehmet Kaplancalı ve ben katılmıştım. Ben Alman Şampiyonlarından Alfons Westel’in tasarımı fiberglas gövdeli bir modelle katıldım. Millî takıma 3 modelci seçilecekti. Bu seçmelerde şanssızlık benim yanımda idi. İkinci turda Kuban sekizi hareketinin ortasındaki yarım tono durmadı ve modelim asfalt piste çarpıp dağılana kadar tono atmaya devam etti. Böylece diğer üç modelci Millî Takıma seçilmiş oldular. Beni de Modeluçak Okulu Müdürü, Takım Yardımcısı olarak yarışmaya götürdü. Takımın en tecrubeli uçucusu Fuat Korkmaz bu yarışma için Avrupadan Şampiyon Wolfgang Matt’ın uçağının kitini getirtmişti, montajını orada otelde tamamladı. Yarıştan önce talim günü ayarlarını yapmak için yaptığı ilk uçuşun ilk dakikasında uçak kontroldan çıkıp parçalandı. Eski yedek uçağı (Quick Fly) ile katılmak zorunda kaldı. Şampiyona sonunda F3A R/C akrobasi dalında Yugoslav takımı 1., Bulgar Takımı 2., Türk takımı da Romanyayı geçerek 3. oldu.

Bu ilk uluslararası yarışmada önemli bilgi ve tecrube edindik. Yugoslav takımının kullandığı Dünya Şampiyonu Hanno Pretner’in modeli Curare’nin plânlarını getirtdim ve ozalit kopyalarını diğer modelci arkadaşlarıma verdim. Onun ve diğer önemli yarışmacıların kullandığı güçlü motor ve diğer malzemeleri de getirterek o seviyede yarışacak duruma gelmeye çalıştık.

İki senede bir tertiplenen 3. Balkan Hava Oyunları, 1979 yılında Romanya’da tertiplendi. Bu yarışmaya katılacak Milli Takım’a yapılan seçmeler sonunda Nedim Bek, İdris Aslan ve Güngör Arel seçildi. Bu sefer hepimizin Curare gibi rekabet edebilecek modellerimiz vardı. Eksiğimiz ise yarışma, özellikle uluslararası yarışma tecrubesi (sıfır) idi. F3A yarışmasına Yugoslavlar gelmedi; Avrupa’da daha önemli yarışmalara gitmişlerdi. Bu sefer bizden başka Bulgar, Yunan ve Romen takımları vardı. Bulgarlar gene üstündü 1. oldular. Biz Yunanlılarla başa baş uçuşlar yaptık. Çok az puan farkı ile Yunan takımı 2. Türkiye 3. Romenler 4. oldu.

Her yıl tertiplenen Türkiye Modeluçak Şampiyonalarına radyo kontol dalı F3A ilk defa 1980 yılında katıldı. 1. Güngör Arel, 2. Nedim Bek, 3. İdris Aslan oldu. Istanbuldan katılım olmadı.

1981’de Ankarada THK tarafından tertiplenen 4. Balkan Hava Oyunlarına yapılan seçmeler sonunda F3A Türk Millî Takımına Güngör Arel, Nedim Bek ve İdris Aslan seçildi. F3A dalında, Yunanistan ve Romanya takımları katıldılar. Bu dalda ferdî olarak 1. Nedim Bek, 2. Güngör Arel, 3. Yunan takımından ismini hatırlayamadığım bir yarışmacı, takım olarak da 1. Türkiye, 2. Yunanistan 3. Romanya sıralamada yer aldılar.

Bir sonraki Balkan Hava Oyunlarını 1983 de Yunanistanın tertip etmesi gerekiyordu. Bu yıllarda gelişen politik gerginliklerin sonucu Yunanlılar Balkan Hava Oyunlarını tertiplemekten vazgeçtiler. Bundan sonra da (bildiğim kadarı ile) bir daha Balkan Hava Oyunları tertip edilmedi. Halbuki Avrupaya göre daha az yarışma deneyimi olan bölge ülkeleri modelciliğinin gelişmesi için bu yarışmaların ne kadar yararlı olduğunu, üç Balkan Hava Oyunlarına katılarak görmüş ve göstermiştik. 1982’den itibaren F3A ve F3B dallarında Türkiye Şampiyonaları devamlı olarak yapılmaya başlandı. İstanbul ve diğer illerden de katılımlar çoğaldı. 1984 yılına kadar R/C dallarında uluslararası yarışmaya katılım olmadı. 1984 Türkiye Şampiyonası F1A dalında Nedim Bek, Güngör Arel ve İstanbul’dan İrfan Köken (*) ilk üç sırayı aldı. Yarışma sonunda Millî takıma seçilme hakkı kazanmış olan bu üç modelciye tam bir ay sonra Belçika’nın Genk şehrinde yapılacak F3A Avrupa Şampiyonasına katılacakları, yarışma direktörü tarafından bildirildi.

Uluslararası Havacılık Federasyonu FAI tarafından hazırlanan ve tüm uluslararası yarışmada son senelerde uygulanan kurallar, o yıl başından geçerli olarak değiştirilmişti. F3A Türkiye Şampiyonası ise eski program ve kurallarla yapılmıştı. Bu kurallarla yapılan yarışmada kalkış, iniş ve yalnız ortada yapılan hareketlere 0-10 arası puan verilmekte, dönüş hareketleri serbest bir tarzda yapılmakta ve puan verilmemekte idi. Yeni kurallara göre ise, dönüşlere (ki bu dönüş hareketleri, yeni programda belirlenmiş özel hareketler olup 120 derecelik görüş açısı içinde yapılması gereken hareketlerdir) hakemler tarafından not veriliyordu. Uçuş programı birdenbire son derece zorlaşmıştı. Avrupalı modelciller bir sene evvelki son yarışmadanberi yeni programı çalışıyorlardı. Bizim önümüzde ise programı öğrenmek için sadece dört hafta vardı. Hafta içinde mesai saatleri dışında da Türkkuşu tesislerine gelerek yeni uçuş programını talim ederek hazırlandık.

Ankara’dan Belçika’ya yolculuk THKnun midibüsü ile dört gün sürdü. Ekip şefi o zamanki Modeluçak okulu müdürü Tayyar Akça idi. Yarışma öncesi ayar uçuşlarında yeni kurallara göre motor gürültüsü sınırını aşmamamız için yabancı yarışmacılardan daha küçük çaplı, üç veya dört palli pervaneler alıp motorlarımızın devirlerini düşürmemiz gerekti. Bu handikaplarla eksik uçucu ile gelen birkaç ülke takımının önünde yer alarak sıralamanın sonlarında yer alabildik.

1985 yılında Hollanda’da tertiplenen F3A Dünya Şampiyonasına da Türk Millî Takımının katılması sağlandı. O yıl yapılan Türkiye Şampiyonasında F1A dalında Nedim Bek, İrfan Köken, Ahmet Üre ilk üç sırayı alıp millî takımı oluşturdu. Ben 4. sırayı aldığım için Takım kaptanı ve gurup lideri olarak görevlendirildim. THK Yönetim Kurulu üyesi iki gözlemci ilâvesi ile kurulan ekip uçakla Hollanda’ya gönderildi. Bu yarışmada dünyanın en üstün modelcileri ile tanışmak ve yarışmak imkânını bulduk. Yenilikleri öğrendik ama yılda bir tek ulusal yarışmadan başka yarışma deneyimi olmayan bizim gibi modelcilerin çoğu profesyonel sporcular diye tarif edebileceğimiz, arkalarında güçlü sponsorların desteği bulunan, her yıl kendi ülkelerinde onlarca bölgesel ve ulusal, ayrıca pek çok uluslararası yarışmaya katılma deneyimi olan yarışmacılar arasında büyük bir başarı gösterebilmesi mümkün değidi. Bunu takib eden birkaç yıl uluslararası yarışmalara katılım olmadı. Ben de Türkiye Şampiyonalarına katılmaktan vazgeçtim.

KULÜP UÇUŞ İMKÂNLARI

Biz Ankara’da olduğumuz için Türk Hava Kurumu ile hep yakın ilişkiler içinde olduk. 1989 yılına kadar Türkkuşu Etimesgut meydanını hafta sonları ve tatil günleri model uçuş alanı olarak kullandık. 1980 lerin ikinci yarısından sonra bu alanda Turkkuşu ve alanın karşı yarısında konuşlanan Hava Kuvvetlerinin hafta sonlarında da uçuşları yoğunlaştığı için bizim buradaki etkinliklerimiz gittikce sınırlandırılmaya ve zora sokulmaya başlandı. Bunun üzerine başka uçuş alanı aramaya başladık. İlk bulduğumuz eski Ankara Hipodromu (şimdi Atatürk Kültür Merkezi alanı) içerisinde bulunan her 30 ağustos ve 29 ekim bayramlarında resmigeçit yapılan pistti. Burada model uçuşu için gerekli müsaadeyi Kültür Bakanlığından alarak Kulübümüze şehre daha yakın bir pist temin etmiş olduk. Bu pist, yan rüzgarda piste enlemesine iniş kalkış yapılabilecek kadar da geniştir. Bununla birlikte alan şehir içinde olduğu, motorlu vasıtaların ve insanların bu pisti kullanması önlenemediği için sakıncalı olmaktadır.

Kulübümüzün özel pist ihtiyacı bu nedenle devam ettiği için arayışımız devam etti. 1990 yılında Gölbaşı-Haymana yolu üzerinde şehir merkezine yaklaşık 30 km uzaklıkta 10 dönüm büyüklüğünde kiralık bir tarla üzerine 10 m en 140 m boyda asfalt bir pist döktürmeyi başardık. Bu pistte Bahar ve Güz kupası adı altında her sene iki eğlenceli yarışma yapmaya devam ettik. On senelik sözleşme sona erdiği yıl tarla sahibi kirayı üç kat artırdığı için klüpçe kiralamaktan vazgeçildi. Şimdi yüksek riskli hipodrom pistinde uçuş yapmak istemeyen yirmi kadar modelci bu pisti kiralayarak model uçuşlarını yapmaktadır. Bir gurup arkadaşımız da ‘Freeport’ diye adlandırdıkları toprak bir sahada uçuş yapıyorlar.

Ankara Model Uçak Kulübü ise arazisine de sahib olduğu özel bir uçuş sahası arayışına devam etmektedir.

FEDERASYON VE KULÜP İLİŞKİLERİ

Batılı ülkelerin havacılık federasyonları havacılık-modelcilik küplerinin kurdukları ve klüp delegelerinin seçtikleri yöneticilerin yönettikleri sadece sportif havacılık organizasyonu ile uğraşan (bizdeki Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı spor federasyonları gibi özerk) kurumlardır. Federasyonun görevi, temsil ettiği spor dalında üye olan klüplerin etkinliklerini düzenlemek ve destekleyip teşvik etmek olmalıdır.

Havacılık sporlarının federasyon görevini yurdumuzda Türk Hava Kurumu üstlenmiştir. FAI katında Türkiyeyi THK temsil eder. THK hiçbir ülkenin havacılık federasyonuna benzemeyen bir yapıya ve güce sahiptir. Sportif havacılıktan başka pek çok görev yüklenmiştir.

Modelciliğimizin emeklemekte olduğu yıllarda biz federasyonumuz tarafından pek desteklenmediğimize inamıştık. 1983-84 yılında Prof. Dr. İnanç Ayas(*) önce Genel Başkan Vekili sonra da Genel Başkan olarak modelcilikle yakındann ilgilendi. Hazırlayıp üyelere dağıttığım ve bir nüshasını THK Genel Başkanlığına sunduğum aylık AMUK bültenini her ay bizzat dikkatle okurdu. Bana modelciliğimizi nasıl geliştirebiliriz sorusunu sordu. Bunun daha çok yarışma tartiplenmesi ve yarışmada öne çıkanları ödüllendirmek olduğunu izah ettim. Bunun üzerine Türkiye Şampiyonalarına ilâveten Bölge Şampiyonası adında gene tüm ülke modelcilerine açık yarışma düzenlenmesi görevini AMUK a verdi. Biz de Başkan Ayas’ın döneminde elimizden geldiği kadar başarılı organizasyonlar düzenledik. Gene o dönemde Genel Başkan Prof. Dr. İnanç’ın oluru ile modelciliği geliştirmek için tüm modelcilik kuruluşlarının gönderdiği delegeleri ile Türkkuşu tesislerinde yapılan ilk Türkiye Modelcilik Şurası, çeşitli tanıtım ve dilek konuşmaları ile ve bir organizasyon oluşturulamadan sona erdi. Benim modelci ve AMUK Başkanı olarak etkinliklerimi yakından takib ve takdir eden Genel Başkan Ayas, 1987 yılından itibaren şahsımı, Türkiyeyi ve THKnu FAI CIAM (Pariste kurulu Uluslararası Havacılık Federasyonu, Uluslararası Model Havacılık Komitesi) nezdinde temsil etmekle görevlendirdi. Bu görev 1997 Dünya Hava Oyunlarının Türkiyeye getirilmesi kararlarının alındığı 1997 yılı sonuna kadar davam etti. Genel Başkan Ayas’ın vefatından sonra Genel Başkan Prof Dr. Atilla Taçoy’un (*) da modelciliği geliştirmek arzusunu belirtmesi ve neler yapılabileceği hakkında benden bilgi istemesi üzerine kendisine kapsamlı bir rapor hazırladım. Bunun üzerine daha etlili bir modelcilik şurası tertiplendi. Daha bilgili ve hazırlıklı katıldığımız bu toplantılarda alınan kararlar sonunda; Başkan, Sekreter ile Serbest-Uzay, Tel Kontrol, Radyo Kontrol modelcilik dalları ve Eğitim-Yayın’dan (FAI CIAM daki komisyonlara benzer) sorumlu üyelerden oluşan ve THK Genel Başkanına danışmanlık görevi yapacak bir komisyon seçildi. Bu komisyonun görevi yurtiçi ve dışında modelcilik etkinliklerini takib etmek ve Türk modelciliğin gelişmesi için tasarılar ile yarışma programlarını hazırlayıp Genel Başkanlığın oluruna sunmak olacaktı. Komisyon Sekreteri olarak THK Türkkuşu G.M. Modeluçak Okul Müdürü görevlendirilecek, diğer üyeler ve başkan ise her iki yılda bir yapılacak Türkiye Modelcilik Şurasında seçileceklerdi. Böylece Federasyonumuzun modelcilik bölümü, batılı ülkelerdeki gibi bir faaliyet gösterebilecekti. Bu komisyon birkaç ay süren çalışmalar sonunda görev ve yetkilerini belirleyen bir Yönetmelik hazırladı. Genel Başkanlığa sundu. Göreve başlıyabilmesi için bu yönetmeliğin THK Genel Yönetim Kurulu ve Genel Başkan tarafından onaylanması gerekiyordu. Bu onaylanma hiçbir zaman gerçekleşmedi. Anlaşılan THK tasarlanan çalışma komisyonunun yardımına gerek duymamıştı.

Hemen her iki senede bir değişen THK yönetimi yakın senelerde bir kere daha modelcilerin bilgisine başvurma kararı aldı ve modelcilik kuruluşlarının delegeleri ile bir toplantı yapıp bizlerden gene bir çalışma istedi. Biz de bir evvelki tasarımızda planladığımız komisyonu tarif eden bir plan sunduk. Maalesef bu tasarı da THK tarafından önemsenmedi ve konu bir daha kapandı.

(*) Hayatta olmayan bu kimselerin modelcilik konusuna yaptıkları katkıları saygı ile anar, bu vesile ile kendilerine teşekkürü bir borç bilirim.